Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi ve Arkasındaki Bilim

Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi
Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi

Aşağıdaki yazıda lenfödem yönetiminde kompresyon tedavisi ve bunu destekleyen bilimsel gerçeklerden bahsedeceğiz.

Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi ve Arkasındaki Bilim

Ciltte Elastik Lifler
Ciltte Elastik Lifler

Lenfödemden etkilenen dokularda bulunan elastik liflerin hasar gördüğünü anlamak önemlidir. Bu lifler elastikiyetlerini kaybeder ve sertleşir, bu da özellikle uzun bir süre boyunca tedavi edilmemiş lenfödemde ve ilerlemiş lenfödem aşamalarında görülür.

Her ne kadar lenfödemdeki şişlik tedaviler sırasında normal veya normal büyüklüğe kadar azaltılabilse de, lenfödem başlangıcına neden olan lenfatik sistemdeki hasar kalıcıdır ve lenfödemden etkilenen dokulardaki cilt elastikiyeti önceki seviyelerine geri dönmez.

Ödemin aksine, düşük proteinli bir şişlik olan lenfödem bir semptomdan ziyade bir hastalıktır ve bunun altında yatan neden, lenfatik sistemin parçalarının yetersizliği geri döndürülemez.

Lenfödem
Lenfödem

Lenfödem, lenfatik sistemin temel işlevlerinden birini yerine getirememesinden kaynaklanır, yani, vücudun bir kısmındaki dokulardan su ve proteinin çıkarılması. Bu yetersizliğe, lenfatik sistemin gelişimsel anormallikleri (primer lenfödem) veya kanser cerrahisinde lenf düğümlerinin çıkarılması veya radyasyonu veya lenfatik sistemin enfeksiyonu (sekonder lenfödem) gibi nedenler lenf sisteminde hasara neden olabilir.

Dokularda protein ve su birikimi bazı hastalarda kademeli, bazılarında ani olabilir, sonuç her zaman yüksek proteinli bir ödemdir.

Lenfödem kendi kendine yok olmaz ve yeterli tedavi olmadan ilerlemeye devam eder.

Lenfödem yönetiminin amacı, kalan sağlıklı lenf damarları ve diğer lenfatik yolları kullanarak lenfödem şişmesini normal veya normale yakın bir boyuta düşürmektir. Lenfödem çözüldükten sonra, ikincil amaç azalmayı korumak ve lenf sıvısının yeniden birikmesini önlemektir.

Bu hedeflere, Bütün (veya Kombine) Dekonjestif Tedavisi (KDT) olarak bilinen, uluslararası kabul görmüş lenfödem tedavisinin “altın standardı” ile ulaşılabilir. KDT, aşağıdaki tedavi yöntemlerinin bir kombinasyonudur:

Manuel lenf drenajı (MLD), cilt bakımı, dekonjestif egzersizleri ve kompresyon tedavisi.

Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi
Lenfödem Yönetiminde Kompresyon Tedavisi

Lenfödem yönetiminde kompresyon tedavisi, bandajlar, kompresyon giysileri veya alternatif kompresyon cihazları (tedavi aşamasına bağlı olarak) yoluyla sağlanır.

Kompresyon bandajları ve giysileri kendi başına mevcut şişmeyi azaltmaz ve bu nedenle tedavi edilmemiş, şişmiş bir ekstremite üzerine giyilmemelidir.

Lenfödemden etkilenen bireyler, CDT’nin yoğun fazında, lenfödem terapisti tarafından uygulanan pedli kısa-gerilimli bandajlarla tedavi edilirler. Hastalar, etkilenen ekstremite boşaltıldığında elastik kompresyon giysilerine geçebilirler. Sıvıların kalbe geri hareketine yardımcı olmak için, bandajlar ve giysilerle, ekstremitenin alt (yüksek basınç) ve üst kısmı (düşük basınç) arasında bir basınç gradyanı sağlanır.

Başarılı tedaviden sonra bile, lenfödemden etkilenen vücut kısmı sıvının yeniden birikmesi için kalıcı bir risk altındadır ve lenfödemden etkilenen çoğu insan bu durumun ömür boyu bakım gerektirdiğinin farkındadır.

Dış kompresyonun faydaları olmadan, uzun süreli başarılı lenfödem yönetimi çok zor ve çoğu durumda imkansız olacaktır.

Peki kompresyon tedavisi lenfödem tedavisinde neden önemli bir bileşendir?

Açıklandığı gibi, lenfödemdeki elastik lifler hasar görür ve bu nedenle interstisyel doku boşluklarında sıvı birikmesine karşı yeterli direnç sağlayamaz. Harici kompresyon uygulaması elastikiyeti kaybeden dokular için gerekli desteği sağlar ve doku basıncını artırarak elastik yetmezliği telafi eder.

Doku basıncı, kan kılcal damarları ve doku arasındaki sıvı değişiminde önemli bir rol oynar. Harici kompresyon ile sağlanan artan doku basıncı, kan kılcal damarlarınının dokulara bıraktığı sıvı miktarını azaltır ve doku sıvılarının kan ve lenf kılcal damarlarına geri dönüşünü arttırır, böylece dokulardaki sıvı miktarını azaltır.

Harici kompresyon ayrıca bu damarlardaki valflerin işlevini geliştirerek venöz ve lenfatik dönüşü arttırır. Venöz ve lenfatik sıvıların kan dolaşımına yeterli geri dönüşü için bir diğer önemli faktör, aktivite sırasında kasların ve eklemlerinin hareketidir. Diğer destek mekanizmalarıyla birlikte kas ve eklem pompası aktivitesi bu sıvıları kalbe geri iter ve kesintisiz dolaşım sağlar.

Harici kompresyon, çalışma basıncı olarak bilinen çalışma kasına karşı bir kuvvet sağlar ve böylece verimliliğini artırır.

Bu etkiler, yoğun KDT tedavileri sırasında boşaltılan sıvıların yeniden birikmesini önlemeye ve MLD sırasında elde edilen sonuçları korumaya yardımcı olur.

Kompresyon tedavisinin bir başka olumlu etkisi, özellikle dış kompresyon tedavisi özel köpük malzemelerlebirleştirildiğinde, lenfödemde sıklıkla bulunan sertleştirilmiş bağ dokusunun yumuşamasıdır.

Bu konuda daha fazla makale:

Çeviri: Mustafa Uludoğan Ph.D.

Ref: The Science behind Compression Therapy in Lymphedema Management

Sorularınızı altta bulunan yorum kısmına yazınız. En kısa sürede sorularınız cevaplanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönder!
Merhaba! Gönder tuşunu kullanarak mesajınızı bize iletebilirsiniz.