MLD mi Pnömatik Kompresyon mu? Bilimsel Gerçekler

     Burada sunulan kanıtlar: Waldemar L Olszewski, M.D., Ph.D., Surgical Research and Transplantation, Medical Research Center, Warsaw, Poland, tarafından sunulmuştur. Dr. Olszewski  hayatını lenfoloji çalışmalarına adamıştır ve bu alanda sayısız ödül ve bilimsel yayını içeren çalışmaları mevcuttur.

MLD’nin Ölçülebilir Etkileri

     Manuel Lenf Drenajı (MLD) sırasında doku sıvısının dağılımında hidrolik bir problem olduğunu kanıtlar göstermektedir. MLD yapılırken deri altındaki kompresyon ölçülmüştür, toplanan kanıtlar, distal olarak hareket eden el basıncının, el alanının altındaki  basıncı tutmadığını ve nihayetinde proksimal hedefe ulaşıldıktan sonra tüm uzuvları kapsadığını göstermektedir. Bu işlem, proksimal doğrultuda akışı başlatmak için gereken yüksek sıvı basınçlarını oluşturmamaktadır. Ek olarak veriler, bu tür bir manipülasyonun geri akış yarattığını göstermektedir. MLD tedavisi sırasında terapist tarafından elde edilen ve belgelenen azalma, deşarj olana kadar tutarlı bir şekilde yapılan bandajlamanın sonucudur.

Pnömatik Kompresyon Cihazlarının Etkinliği

Lenfosintigram ve Protein Ölçümleri

     Lenfosintigrafi, Bio Compression Pnömatik lenfödem cihazı kullanımından sonra yeni kanalları göstermektedir. İzotop, inguinal kısmı atlayarak femoral geçit boyunca tamamen görülür. Doku sıvısı akışı için kollateral kanallar oluşur; Lenfatikler hasar gördüklerinde fonksiyonel değildir ve tamir edilemezler, bu nedenle kollateral kanallarının elde edilmesi önemlidir. (lymphangiogenisis – lenfanjiyojenez). BioCompression sisteminin 60 dakikalık kullanımından sonra çalışılan bir hastanın yukarıdaki lenfosinti grafisinde lenfanjiyojenez kanıtı açıktır.

     Doku sıvısı, doku hareketi ile protein hareketine dair kanıt sağlamak için ölçülmüştür. Pnömatik Kompresyon sırasında yün, baldır ve uyluktaki doku tüplerine sokuldu ve 60 dakikalık tedaviden sonra çıkarıldı.Doku analiz edildi ve yandaki resimde analiz sonuçları gösterilmektedir. Taşınan doku sıvısı miktarına göre protein yüzdesi eşit kalmaktadır. Eğer protein, doku içindeki su içeriği ile taşınmazsa, pnömatik masajdan sonra kalan protein seviyesi artar, eşit kalmaz. Kanıt, tüm doku sıvı hareketinin içeriğinin yüzdesine göre eşit dağılımda protein hareketlerini göstermektedir.

Masal & Gerçek

MASAL: Pnömatik kompresyon sıvıyı kasıkta toplamaktadır.

GERÇEK: Kanıtlar, doğru giysi ve basınçlar uygulandığında sıvının femoral geçitten geçişini gösterir.

MASAL: Pnömatik kompresyon proteini taşımaz, sadece sıvıyı taşır.

GERÇEK: Kanıt, protein hareketini açıkça göstermektedir.

Sonuç

     Tüm terapistler, uyguladıkları basınçlarda  farklılıklar göstermekte. Bununla birlikte, uygulanan basıncın sadece kısa bir süre için sürdüğü açıktır. Basınçlar düzensizdir ve distalden başlayan azalan basınç ortadan kalktığında bütün sonuçlar kaybolmaktadır. Tutarlılık, pnömatik kompresyon kullanılırken bulunmaktadır; Doku basınçları distalden başlayarak geri kaçışa engel olacak şekilde sağlanmaktadır ve drenaj için elde edilen sonuçların hedefe kadar tutulması sağlanmaktadır. Sıvının% 90’ı deri altındandır. Sıvıyı hareket ettirmek için minimum 25 mmHG (deri altından ölçülen), cilt yüzeyinde en az 60-80 mmHg kompresyon gereklidir. Lenfatikler bir kez hasar gördükten sonra, hep hasarlı olarak  kalırlar; Tek çözüm, Pnömatik Kompresyon Terapisi ile oluşturulan ek kanallar boyunca kollateral hareketi oluşturmaktır.

 

Kaynak: https://www.biocompression.com/wp-content/uploads/2018/03/MLD-or-PNEUMatic-Compression.pdf

Lenf Ödem ile İlgili Ürünler